6.3

The Man Who Killed Don Quixote

The Man Who Killed Don Quixote

  • Fragman
  • Full HD İzle
  • Yedek Sunucu
Kaynaklar
The Man Who Killed Don Quixote posteri
6.3

The Man Who Killed Don Quixote

The Man Who Killed Don Quixote

  • Yapım Yılı 2018
  • Film Süresi 132 dk
  • Ülke United States, Spain, France, Belgium, Portugal, United Kingdom
  • Film Dili Türkçe Dublaj ve Altyazı
Hayal kırıklığına uğramış bir film yönetmeni olan Toby, kendisini Sancho Panza zanneden bir İspanyol ayakkabı tamircisi yüzünden zaman atlamalı bir fantezi dünyasına çekilir. Giderek rüyalarla gerçeği ayırt edemez hale gelir.

Hakkında The Man Who Killed Don Quixote

Terry Gilliam'ın neredeyse otuz yıllık bir üretim mücadelesinin sonucu olan 'The Man Who Killed Don Quixote', 2018'de izleyiciyle buluştuğunda sinema dünyasında büyük yankı uyandırdı. Film, hayal kırıklığına uğramış ve yaratıcılık krizi yaşayan reklam filmleri yönetmeni Toby Grisoni'nin (Adam Driver) hikayesini anlatıyor. Toby, gençliğinde çektiği bir öğrenci filminin çekim yeri olan İspanyol köyüne döndüğünde, kendisini beklenmedik bir maceranın içinde bulur. O filmde Don Kişot'u oynayan yaşlı bir ayakkabı tamircisi, Javier (Jonathan Pryce), artık kendisini gerçekten de şövalye Sancho Panza'nın efendisi zannetmektedir ve Toby'yi de sadık uşağı Sancho Panza olarak görür. Bu noktadan sonra film, gerçeklikle fantezinin, geçmişle şimdinin sınırlarını ustalıkla eritiyor. Adam Driver'ın sinirli ve bunalımlı yönetmeni ile Jonathan Pryce'ın naif ve inanç dolu Don Kişot'u arasındaki dinamik, filmin belkemiğini oluşturuyor. İkili arasındaki kimya, hem komik hem de dokunaklı anlar yaratıyor. Gilliam'ın imzası olan görsel şölen, tuhaf karakterler ve absürt mizah, bu modern Don Kişot uyarlamasında kendine mükemmel bir yer buluyor. Film, Cervantes'in ölümsüz eserinin temalarını -idealler, delilik, şövalyelik ve gerçeklik algısı- günümüzün sinik dünyasına taşıyarak yeniden yorumluyor. 'The Man Who Killed Don Quixote' sadece bir macera veya komedi değil, aynı zamanda yaratıcılığın, inancın ve sanatın doğası üzerine derinlemesine düşündüren bir dram. Gilliam'ın vizyoner yönetmenliği, filmin her karesine sinmiş durumda. Eğer siz de rüya ile gerçek arasındaki çizginin bulanıklaştığı, görsel olarak büyüleyici ve düşündürücü bir sinema deneyimi arayanlardansanız, bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Sanatın üretim sancılarına ve bir efsanenin modern yüzüne tanıklık edeceksiniz.